Müşahede edebildiğimiz sebeb-sonuç ilişkileri  bir anlamda bizlere ilahi irade yasalarının farklı bir perspektiften görünüşüdür.İster Doğa yasası,ister İlahi İrade yasası diyelim sonuçta ortada bir YASA vardır.Ve bu yasalar insanların onlara uyup uymama durumuna göre bir değişiklik göstermez.

Türkiye Bilimler Akademisi, Akademi Bilim Etiği Komisyonu'nun hazırladığı "Bilimsel Araştırmalarda Etik ve Sorunları" başlıklı ve  düzenlenerek 2002 yılında kamuoyuna kitap halinde sunulacak olan raporun özünü oluşturan aşağıdaki temel ilkeleri açıkladı: 

Uluslararası teknoloji transferi, dünyadaki teknolojik gelişmelerin izlenmesi, gereksinim duyulan teknolojilerin seçimi, seçilen teknolojilerin ülkeye ithali, ithal edilen teknolojilerin ulusal koşul ve teknolojilere uyarlanarak üretime geçilmesi, geliştirilmesi, yayılması olmak üzere birbirini izleyen işlemlerden oluşmaktadır. 

Sanayi kuruluşları,kendilerini rakiplerine karşı koruyabilecekleri en güçlü konuma ulaşmak için teknoloji geliştirme projelerini hayata geçirmek zorundadır.

Yerel yönetimlerin nitelikleri ve uygulamaları Biz KOBİ’leri; üreten ve istihdam eden kesimi de yakından ilgilendiriyor. Nasıl bir yerel yönetim arzuladığımızı halen nasıl bir yerel yönetim anlayışı olduğunu ortaya koyarak anlatabiliriz. 


Yerel yönetim hizmetlerinin odak noktasında  KOBİ’lerin; üretim ve istihdamın bulunmadığını söyleyebiliriz. Oysa yerel yönetimlerin “üretim odaklı” olması lazım. Uygulamaları yakından izleyince üretimin yerel yönetimlerin gündeminde önemli bir unsur olmadığını görüyoruz. 

Hükümetin de, yerel yönetimlerin de, biz sanayicinin de odaklanması gereken en önemli nokta üretimdir. Neden üretim? Çünkü üretim olmadan ortaya koyduğunuz hizmetlerin toplumsal anlamı kalmıyor. Toplum olarak üretmiyor, katma değer ortaya çıkartmıyor, insanların çalışabileceği bir iş ve aş ortaya koyamıyorsak; parkın, şelalelin veya hanımlar lokalinin pansumandan öteye anlamı kalmıyor.   

Öyle ise devlette, hükümette, yerel yönetimde görev alan belediye başkanı, meclis üyesi, vali, vali yardımcısı, il genel meclisi üyesi hepimizin aklının fikrinin üretimde olması gerekiyor. 

Yerel yönetimlerin hizmet felsefesine ve uygulamalarına baktığımızda ne yazık ki üretim olgusunun en son işleri bile olmadığını görüyoruz. Biz günlük yaşamımızda bunu net görüyor, gözleyebiliyoruz: Mülki idarelerimizin, başta belediyeler olmak üzere yerel yönetim birimlerinin KOBİ’lerle, üretimle ilgileri yok denecek kadar az. KOBİ ve üreten kesimle  tartışıp, plan ve proje ortaya koyacak organizasyonları da yok. Gündemlerini makyaja yönelik, reklama yönelik, eğlence ve boş vakit geçirmeye yönelik işler oluşturuyor. 

İnsanları önce işsiz bırakıp, sonra da boş zamanlarında kötü alışkanlıklardan uzaklaştıracak çözüm arayışına giriyoruz. İşsizlerimiz nasıl istihdam edilir, nasıl üretir, nasıl girişimci olabilir, nasıl ihracat yapabilir demiyoruz. Bu realite üzerine yerel kamu hizmeti veren birimler bir beyin fırtınası yapmış mı? 

Sadece Başkent Ankara değil, tüm Türkiye için benzer bir olumsuz manzara olduğunu vurgulamak istiyorum.  

Yerel seçim atmosferine girmişken şu hususun altını çizmemiz gerekir: Yerel yönetimlere talip olanların özelliklerini sıralarken birinci maddeye üretim odaklı belediye başkanı olmalı şerhini düşmeliyiz. Gösterişe, oya ve çeşitli çıkar çevrelerine odaklı değil. Bu anlamda hükümetin de, seçmenin de dikkatli olması gerekir. Yoksa önümüzdeki dönemde de üretim dünyası adına aynı karamsar tabloyu seyretmeye devam ederiz. 

İş dünyası olarak yerel idarenin gelip bizzat üretim yapmasını, üretimin içine girmesini önermiyoruz. Üretim ortamına pozitif katkı beklediğimizi, verimi dikkate alıp, sanayici ve iş adamlarına öncülük etmesini, yolunu açmasını ve engelleyici değil destekleyici olmasını kastediyoruz. Şu anda sanayici için üretim yapacağı alanlara ihtiyaç var. Ankara’da, OSTİM’de işini büyüten, geliştiren sanayiciye yerel yönetimin sunduğu bir sanayi bölgesi yok. Sanayici yanlış yere, plansız programsız ortamlara gitmek zorunda kalıyor. Çünkü önü açık değil. Yerel yönetim olarak sanayiciye “işini geliştirdiğin zaman buraya yerleşip üretime devam edebilirsin” denilmemiş. 

Uluslar arası nitelikte ve kalitede imalat yapan KOBİ’ye pazarlama ve tanıtım için bir proje yok. O zaman bu tavır üretimin önünde engel değil midir?  

Yerel yönetici olarak buradaki sanayiciye ne tür bir ilave güç veriliyor. Su pahalı, doğalgaz pahalı, vergi, ruhsat ve harç bedelleri yüksek, cezalar yüksek.  

Yerel yönetimi elinde bulunduranlara sormamız gerekiyor; sanayiciye suyu neden pahalı satıyorsunuz? KOBİ’lerin meskenlerden daha pahalı su kullanmasının nedeni nedir? Ucuzlatın suyu, doğalgazı, elektriği, işyeri ruhsatlarını ve benzeri maliyetleri düşürün; bakın nasıl üretim artıyor. Maliyetler düşerse sanayici rekabetçi olur, daha çok satar, daha çok döviz girdisi sağlar, daha çok istihdam yaratır. 

O sokakta aç bırakılan adamların iş bulabilmesi ile ilgili suyun, elektriğin, doğalgazın pahalı oluşu. İşsiz yurttaşımız aç kalıyor, sonra biz gıda paketi dağıtıyoruz. İnsanların aç kalması bir sonuç. Yani sonucu tedavi etmeye çalışıyoruz.  

Belediyelerimizin, “kullandığımız araç gereçler yerli olsun” diye bir hedefleri olmalı. Bizim rasgele ithal malları tercih etme lüksümüz olmamalı. Borç içindeki bir ülkeyiz ve dışarıya çıkan her kör kuruşun hesabını yapmalıyız. Önce üretecek, ya da nasıl üretileceğine ilişkin kafa yoracağız. Tabi ki her şeyi kendimiz yapmayacağız. Ama ihtiyaçlarımızın yerli olmasına yönelik yeterince kafa yorduk mu? Yurt dışından aldığımız malları insanlar orada nasıl üretmiş, oralarda yerel yönetimler o sanayicileri nasıl desteklemiş, inceledik mi?  Dışarıya borçlanacağız, yine borç para ile yurt dışından alet-edevat, takım-tezgah alıp iş yapacağız. Yapamayız çünkü bunun sonu yoktur! 

Yerel yönetimlere KOBİ ve üretim hassasiyeti kazandırmak için sanayici kesimin, iş dünyasının bizzat demokrasinin beşiği sayılan yerel yönetimlerde temsil edilmesi gerekiyor. Ancak bu sistemde bir terslik oluşuyor. Başarılı olan, işi gücü düzgün olan, işine odaklanıyor. Yönetime çok fazla katılımdan yana gözükmüyor. Ve ne yazık ki sonradan toplum olarak  şikayetçi olmak gibi bir paradoksu yaşıyoruz. Üretim yapıp alın teri ile para kazanan iş adamlarının, KOBİ kesiminin de siyasetle ilgilenmesi; belediye meclislerinde, il genel meclislerinde yer alması gerekir. Nitelikli insanlar siyaset kurumuna dahil edilmeli. Ciddi, tutarlı, verimli kişiler siyaset çarkının çarpık işleyişine tahammül edemiyor ve oradan hızla uzaklaşıyor. 

Sonuç olarak, ülkemizin en önemli sorunu işsizliktir. İşsizlik yetersiz yatırım, yetersiz üretimden kaynaklanır. Yerel yönetimler kendilerini bu sorunun dışında tutamazlar. Buna gönül vermeleri, kafa yormaları gerekiyor. İstihdam yaratması gerekiyor.

Seçmenin de, “bölgemdeki işsize nasıl iş bulurum” diye kaygılanan insanları bulması gerekiyor. Biz gösteriye yönelik kimi yatırımları erteleyebiliriz. Ama işsizlik sorununu erteleyemeyiz.  

Sağlıklı yol; üretim, kaliteli üretim, ihracat.... Sonra en güzel malzemeyi, en güzel oyuncağı kendimiz üretebiliriz. Bu tespitlerin ve kaygılarımızın belediye başkalıklarına ve yerel yönetimin muhtelif kademelerine talip olanlara ciddiyetle anlatılması gerekiyor.

Yoksa sadece KOBİ veya sanayici kesimi değil, ülke ve toplum olarak yakınmaya, dertlenmeye devam ederiz.    

 

Orhan AYDIN

OSTIM - Başkan        

Günümüz dünyasında  piyasalarda  işletmeler  arası  rekabetin  oldukca  arttığını  görmekteyiz. Artan bu  rekabet  şartlarında  firmaların  piyasalardan  yeni müşteri almalarının  gittikce  zorlaştığını  söyleyebiliriz.

Işletmeniz için yeni yapacağınız yeni tercih doğal olarak, bu yatırımınızdan en iyi ve uzun vadeli dönüşümü alabilmeniz yolunda olacaktır. Bu yönde yapacağınız teknoloji tercihi ise yapacağınız yatırımın ömrünü ve size olan geliştirme ve süreklilik maliyetlerini belirleyecektir.

 

Burada bazı teknolojiler hakkında satır-arası teknik bilgileri sunmak isteriz.  Bu bilgiler bir çok Satın-Alan Yöneticinin bilgi dışında olmasına rağmen Satışçılar tarafından üzerlerine bastırılarak söylenmekte ve bir "Satış Repliği" olarak

İşletim Sistemleri

Kurumsal çözümlerde, sistemin çalışacağı işletim sisteminin seçimi firmanın ileride karşılaşacağı pürüzlerin genel maliyetini ve  firmanın değişikliklere verebileceği tepki hızını belirleyecektir.

İşletmelerde genel olarak kullanılan işletim sistemleri Windows, Linux,  AS400 ve Unix dir.

Geçmişte yaygın olarak orta ve büyük ölçekli ihtiyaçlara cevap verebilen  AS400  sistemleri, günümüzde gelişen daha küçük ölçekli sistemler karşısında yüksek maliyetleri sebebiyle orta ve büyük (100-250) ölçekli çözüm olarak daha uygun kalmaktadırlar. Ayrıca AS400lerin genelde yeni teknolojilerin gerisinde kaldıklarının ve yeni küçük ve orta ölçekli yatırımlar  yeteri kadar esnek olmadıklarıda unutulmamalıdır.

Orta ve büyük sistemler arasında en yaygınlarınlarından olan Unix tabanlı işletim sistemleri yüksek performans ve süreklilik gerektiren sistemler için uygundur. Unix sistemleri genellikle  yüksek kurulum, destek ve geliştirme maliyetleri getirir.

Genel kullanıcıya hitap eden Windows tabanlı ağ sistemleri düşük maliyet ve kullanıcının kolayca alışabileceği sistemler olup.  Nispeten düşük performans ama geniş kullanım imkanı sunar. Window tabanlı sistemler diğer işletim sistemlerine göre daha kırılgan olmakta ve daha sık bakım desteği gerektirmektedirler.

Linux  işletim sistemi son 10 yılda ortaya çıkan Unix tabanlı küçük ve orta ölçekli ihtiyaçlara cevap verebilen bir Windows Sistemi alternatifidir. Düşük lisans, kurulum ve destek maliyeti sebebiyle özellikle  WEB tabanlı yazılım ve bilgi işlem sistemlerinin tercihidir. 2002 yılı Avusturalya  Kurumsal Bilgi Işlem istatistiklerine göre  küçük ölçekli sunucuların %58 ine Linux tabanlı sunucular %20lik bir artışla hakim olmuştur.

Yazılımlar

Gelişen yazılım teknolojisi, özellikle kurumsal yazılımlarda daha geniş ölçekli yazılımların daha kolayca geliştirilmesine imkan sağlamaktadır.  Bu durum, gelişen işletmeler için, gelişen operasyonlarını desteklemede büyük bir kolaylık sağlamaktaysada,  karar verenler için,  yeni masrafların ortaya çıkıp çıkmamasında etken olmaları konusunda önemli sıkıntılar yaratabilmektedir.

Günümüzde yazılım Masa-Üstü, WEB tabanlı ve Dağınık Sistemler olarak üç ana kategoride geliştirilmektedir.

Dağınık-Sistemler, dağınık coğrafik  yapıdaki işletletmeler için uygun olamakta; yüksek hacıim, yüksek performans ve komplex yazılım ihtiyaçlarına cevap verebilmektedirler.

Masa-Üstü  uygulamalar kolay geliştirme süreçleri ve basit çözümlere hazır cevap sunabilmeleri sebebiyle yazılımların büyük bir kısmı bu gruptadır. Fakat  geniş coğrafik yapı veya sürekli değişen/gelişen yazılım ihtiyaçlarının olduğu işletmelere  dağıtım, kurulum ve destek zorluğu ve de buna bağlı olarakda en maliyet getirebilmektedir.

WEB Tabanlı  uygulamalar son yıllarda gelişen internet teknolojisi sebebiyle  intranet (firma içi uygulama) ve extranet (firma dışı uygulama) olarak geniş kullanım alanı bulmuş ve yeni uygulamaların tercihıdir. WEB tabanlı uygulamalar yaygın internet ağı sebebiyle kolayca coğrafik olarak genişleyen işletmelere cevap verebilmektedir. Ayrıca yazılımın sadece bir yada bir kaç sunucu üzerinde kuruluyor olması uzun sureli geliştirme ve büyüme çizgisi gösteren işletmlere doğal olarak yazılım kurulum ve destek kolaylığı getirmektedir. WEB tabanlı uygulamalar içerdiği farklı teknoloji ve mantık sebebiyle farklı bir türde teknik tecrübe gerektirmektedir. Avusturalya daki istatistiklere göre 2002 yılında yeni başlatılan kurumsal (orta ve büyıük ölçekli) projelerin %83ü  WEB tabanlı olarak geliştirilmiştir. WEB tabanlı teknolojilerin seçimi Amerika Birleşik Devletleri’nde de benzeri oranlarda yüksektir. 

Veri Tabanları

Bilgi Işlem sistemleri için Veritabanı seçimi genelde tutulacak bilginin hacmi ve kullanım amacı ile ilgiliysede maliyetde kararda  önemli bir etkendir. Ayni zamanda geliştirilmesi amaçlanan yazılımın tasarımı ve kullandığı teknoloji Veritabanları arasında geçişı kolaylaştırma açısından; dolayısı ile maliyeti düşüren bir etkendir.

Yeni yazılım projelerinde standart SQL sorgulama dilini kullanan bir teknoloji kullanmak işletme için, önce ucuzla başlama ve sonra gerektiğinde daha yüksek lisanslı büyük teknolojilere geçiş imkanı verebilmektedir.

Gelişen teknoloji  ORACLE, MSSQL, PROGRES, INTERBASE, INGRESS, DB2 ve OBJECTSTORE gibi kendini ispatlamış veriyabanlarına alternatifler üretmektedir.  MySQL, MAXDB, POET ve FIREFOX gelişen düşük maliyetli yeni nesil veritabanlarına örnektir.  Bugün MySQL, Linux işletim sistemi ile  Siemens, Avusturalya Posta, Telecom ve  NASA gibi büyük kurumlarda başarı ile kullanılmaktadır.

 

Birazda Markalar ve Jargonlar hakkında...


Herderde Deva Hazır Bilgi İşlem Sistemi Çözümü
Kurumsal Bir işletme iseniz hazır bir paket  çözümün satın  alındığina ve onun uzerinde tekrardan aylarca ve yıllarca uğraşıp işinize yarayan bir sistem elde ettiğinize tanık olmuşsunuzdur, yada olacaksınızdır.

Peki madem çözüm hazır neden tekrardan bukadar üzerine uğraşmak gerekiyor?

Bir işletme için Bilgi Işlem alanında “Hazır Çözüm Yoktur; İhtiyaca En Yakın Çözüm Vardır”.  Kurumsal projelerde ihtiyaca en yakın çözümler, ileriye dönük planlar doğrusunda belirlenir ve seçilir. 

Hazır sistemler genelde bir çok potansiyel müşterinin ihtiyacını kayrşılayabilmek amacı ile geniş bir yapıda hazırlandıkları öncelikle altındaki veri tabanının ve sonrada ekranlarınmüşterinin ihtiyacına göre baştan uyarlanmaları gerekecektir ki bu süreci genelde “Danışmanlık” hizmetleri alında müşteriye sunulur.

Hazır sistemler ilk aşamadaki lisans ve de ihtiyaca yönelik değişikliklerin yapılmasındaki maliyet açısından,  “Sıfır” dan başlanarak yapılan bir projeye göre daha masraflı ve düşük geri dönüşümlü olabilir.  Uzun ve Stratejik açıdan önemli projelerde, ihtiyaca göre sıfırdan proje hazırlamak genelde, çalışılan uzman kadronun tecrübesine doğru orantılı olarak,  daha iyi verim sağlayabilir.

Bir başka deyişle hazır da alınsa baştan da yazılsa her halikarda uyarlama süreceden geçilecektir ve bu bilgi işlem yeni bilgi işlem sisteminize geçişte en kritik, en pahalı süreciniz olacaktır. Burada önemli olan uzman kadronun oluşturulup gerekli analizlerin doğru yapılmasıdır.

Bu amaçla batıda kullanılan bir yöntem, bağimsız veya bir ürüne bağımlı çalışmayan bir danışmanlık firmasını çağırıp, ön proje olarak gerekli analiz çalışmalarını yaptırtmaktır. 

Nesne Odaklı Mimari ve Yazılım Tasarımı

1990 larda yaygınlaşan Obje/Nesne Odaklı Tasarım ve Programlama Teknolojisi (Object Oriented Design and Programing Technologies) bütün bir sistemin belirlenmiş bazı tasarım prensiplerine göre oluşturulmasını ve geliştirilmesini hedfler. Dolayısı ile tasarım vede yazılım daha katı kurallar içerisinde standart bir yapıya oturtularak mimari yapı güçlendirilir.

Tasarımdaki zorluk ve gerektirdiği uzmanlık sebebiyle Nesne Odaklı yazılım projeleri başta yüksek maliyetli ve yavaş gelişen projeler gibi görünsede  uzun vadede daha düşük maliyetli ve hızlıdırlar.

Bugün dünyadaki hızlı gelişen JAVA, DELPHI, PHP gibi tüm yazılım dillerin ortak özelliği Nesne Odaklı tasarım içermektedirler. Fakat kullanıp kullanmama tercihi yazılımcının olduuğu,  Sizin için geliştirilen yazılımların Nesne Odaklı Mimari kullanmasını garantilemez.

ORACLE-FORMS ve Microsoft Visual Basic kendi teknelojileri içerisinde bazı isimlendirmelerde “Nesne Odaklı”  terimini kullanarak yanılmacalara sebep olsalarda bu diller gerçek anlamda Nesne Odaklı Tasarım Teknolojisi içermemektedir. 

ORACLE-Forms Programları

Genel bir yanlış önyargının aksine ORACLE’ın temel çözümü sunduğu veritabanı teknolojisidir. Oracle kurumsal veritabanı alanında küçük- orta ölçekli veritabanı  alanında baskın isımdir.

Kurumsal alandaki ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla yazılım  alanında ORACLE-FORMS teknolojisini üretmekle birlikte bu teknoloji 1998 li yıllardan itibaren batılı ülkelerdeki projelerde düşük performans, yüksek geliştirme, oprerasyon maliyetleri ve sınırlı destek yüzunden terk edilmiştir. Malesef ORACLE-FORMS tabanlı çözümler halen Türkiye’de kullanılmakta ve önerilmektedir.

ORACLE, 1998 de Java tabanlı BORLAND JBUILDER yazılım teknolojisini lisanslamış ve yeni projelere artık bu ürünü çözüm olarak sunmaktadır. Türkiye’de  Java yazılım teknolojisinin fazla yaygın olmaması, bu teknolojinin gerçek değerine rağmen, seçiminde işletme için maliyeti arttırıcı ve kaliteyi düşürücü bir etken olabilmektedir.

JAVA Programlama Dili

Gerçek bir Nesne Odaklı,   orta ve büyük ölçekli yazılım teknolojisi olan Java kendisinde önceki dillereden,  MasaÜstü, WEB tabanlı ve Dağınık Sitemlere aynı anda cevap verebilme mimari kabiliyeti ile ayrılmaktadır. Bu gün dünyada orta ve büyük ölçekli kurumsal yazılımlarda Java tercih edilirken, takipçisi olan .NET teknolojisinden daha sağlam, geniş ve düşük maliyetli imkanlar sunabilmektedir.

PHP Programlama Dili

Dünyada 2004 yılının en iyi WEB tabanlı yazılım dili seçilen ve gMail, Facebook gibi global yazılımların arkasındaki teknolojik hamur olan PHP, düşük  maliyetli kurumsal yazılım imkanları sunmakta ve potansiyel rakibi Microsoft ASP teknolojisine karşı "oldukça düşük" maliyetli bir teknolojik yenilik sunmaktadır.

PHP bugün başta OpenSource ve IBM tarafından desteklenmekte ve GENERAL DYNAMICS, GENERAL ELECTRICS, IBM, CITIBANK, HEWLET PACKARD NATIONAL BANK  ve  AUSTRALIA POST gibi global kuruluşlar tarafından, gerekirse Java entegrasyonu ile kullanılmaktadır.

Visual Basic Programlama Dili

VisualBasic(VB) Masaustü yazılımlarda en çok kullanılan dillerden biridir. Microsoft’un ürünü olan VB  yaygın olması sebebiyle programcı kaynağı çekmemektedir. Dillin çok kuralsız ve zaman için de Microsoft tarafından düzensizce geliştirilmesi sebebiyle büyük VB projeleri  programlama standartları ve mimarisi ekikliğinden doğan maliyet artışı yaşanmaktadır.  Microsoftun tüm hedeflerine rağmen VB bir Nesne Odaklı Programlama teknolojisine ulaşamamıştır.

Delphi Programlama Dili

Borland Delphi Nesne Odaklı Programlama sahip  olduça  yüksek verimli bir MasaÜstü yazılım dilidir.  Nesne Odaklı mimarisi, geliştirme ve destek verimliliğini arttırmakta ve uzun vadeli büük projelerde %25 lere varabilen maliyet tasarrufu yapabilmektedir.

 

Yeni browser güncellemelerinde bazı sitelerde NOT Secure ibaresi görünmektedir. Bu o sitenin SSL kullanmadığını gösterir. Peki SSL Nedir? Güvenlik sağlar mı?

occonsbanner15